Sponsorlu bağlantılar

Mehmet Akif Ersoy eserleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Akif Ersoy eserleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Kısa Mehmet Akif Ersoy Şiirleri

İstiklal marşımızın yazarından diğer eşsiz şiirler;

Kıssadan Hisse Şiiri

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
'Tarih'i 'tekerrür' diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi

Mehmet Akif Ersoy

Ahlakımız Yükselmeli Şiiri

Sade bir sözdür fakat hikmetlerin en mücmeli:
Bir halas imkanı var: Ahlakımız yükselmali,
Yoksa pek korkunç olur katmerleşip hüsranımız...
Çünkü hem dünya gider, hem din, eğer yapmazsanız.
Mehmet Akif Ersoy

Gönülle Başbaşa Şiiri

Dudakları bir dal ateş, mercan gibi
Bakışları masum bir heyecan gibi
Yürürken titriyen o narin endamı
Pembe bir gül açmış taze fidan gibi
Fark edemiyorum gözle gördüğümü
Saçlarında bağlı aşkın kör düğümü
Bir tatlı rüya mı, bir canlı büyü mü?
Elim dokunuyor, fakat yalan gibi...

Mehmet Akif Ersoy




MEHMET AKİF ERSOY BİRLİK ŞİİRİ


Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsar,

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!


Mehmet Akif Ersoy Eser Şiiri

Bir insan öldü mü ondan kalacak eseri,
Bir eşek göçtü mü ondan da nihayet semeri.



Mehmet Akif Ersoy - Duygusuz Olmak

Duygusuz olmak kadar dünyada lakin derd yok;
Öyle salgınmış ki me'lun: Kurtulan bir ferd yok!
Kendi sağlam... Hissi ölmüş, ruhu ölmüş milletin!
İşte en korkuncu hüsranın, helakin, haybetin!


Mehmet Akif Ersoy - Azmine Sarıl şiiri

Ye's öyle bir bataktır ki,
Düşersen boğulursun
Azmine sarıl sımsıkı
Bak ne olursun

Mehmet Akif Ersoy


Ah O Din Nerde

Ah o din nerde, o azmin, o sebatın dini;
O yerin gökten inen dini, hayatın dini?
Bu nasıl dar, ne kadar basmakalıp bir görenek?
Müslümanlık mı dedin? ... Tövbeler olsun, ne demek!

Mehmet Akif Ersoy


Kısaca Mehmet Akif Ersoy Kimdir Hayatı

Kısaca Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı, Şiirleri

Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı



İstiklâl Marşı’mızın şairi olan Mehmet Âkif, 1873 yılında İstan­bul’da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası ipekli Tahir Efendi’dir, ilk öğrenime Emir Buhari Mahalle Okulunda başlayıp ilk ve orta öğreniminâen sonra Mülkiye Mektebine devam etti.

 Ba­basının ölümü ve evlerinin yanması üzerine mülkiyeyi bırakıp Baytar (Veteriner) Mektebine gitti. Okulunu birincilikle bitirip Zira­at Bakanlığında baytar (veteriner) olarak görev yaptı. Dört sene Rumeli’de, Anadolu’da ve Arabistan’da bulaşıcı hayvan hastalıklarını iyileştirmek için görev yaptı. 1893-1913 yılları arasında me­mur olarak çalıştı. Memurluk hayatına başladıktan sonra öğret­menlik yaparak, şiir yazarak edebiyatla ilgili çalışmalarına de­vam etti. ilk şiirini 1908 yılında Sırat-ı Müstakim Dergisinde yayınla­dı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Berlin ve Arabistan’a gitti. Ber­lin’deyken Çanakkale Savaşı başladı. Mehmet Âkif, Berlin’de o günlerin acı ve üzüntülerini yaşamıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın 1918 yılında Mondros Ateşkes Antlaşması’yla sona ermesinden sonra düşmanlar Anadolu’yu parçalayıp paylaşmak için işgal etmeye başladılar. Harpten yorgun ve yoksul çıkan Türk ulusu, yurdunu kur­tarmak için Atatürk’ün önderliğinde yeniden silaha sarıldı.

Mehmet Âkif, vatanı savunmanın ve özgürlüğünün önemini anlatmak için camilerde hutbeler okuyarak halkı savaşmaya ça­ğırdı, Anadolu’da Ulusal Mücadele’nin yayılması üzerine İstanbul’dan vapurla inebolu’ya geçti. Oradan Ankara’Oa geldi, Konya isyanında, isyanın bastırılması için uğraş verdi. Tekrar An­kara’ya döndü, Ankara’dan Kastamonu’ya gelerek Nasrullah Camisi’nde halkı yurt savunmasına çağıran vaazlar verdi. Bu vaazler çoğaltılıp yurt geneline dağıtıldı,

1920 tarihinde Burdur’dan Milletvekili seçilerek Birinci Büyük Millet Meclisinde görev yaptı. 1 7 Şubat 1921 tarihinde istiklal Marşı’nı yazdı. TBMM de 12 Mart 1921 tarihinde bu marşı, ulusal marş olarak kabul etti. 1923 yılında Mısır’a gitti, Kış mevsiminde Mısır’da, yaz mevsiminde istanbul’aa bulundu. 1926 yılından itibaren Mısır Üniversitesinde Türkçe dersleri verdi. Bu sıralarda siroz hastalığına yakalandı.

Hastalığının hava değişimiyle geçeceğini düşünerek Lübnan’a gitti. 1936 yılının Ağustos ayında Antakya’ya geldi, Mı­sır’a hasta olarak gitti, Hastalık onu iyice yıpratmış, zayıflatmıştı, istanbul’a gelerek hastaneye yattı ve tedavi gördü, Ancak has­talığın ilerlemesi önlenemedi. 27 Aralık 1936 yılında öldü, Kabri İstanbul’da Edirnekapı Mezarlığı’ndadır